28 Temmuz 2015 Salı

Emine Bacı'nın Yeri



Geçtiğimiz cumartesi günü Gökhan'la konuştuğumuz üzere Foça'da buluştuk.(Gökhan benim ortaokuldan arkadaşım ve aynı zamanda çocukluk aşkım. Tabii şimdilerde çok iyi birer dost olduk, hayat!)

Yeni Foça levhasından, Yeni Bağarası'na sapıp 2 km kadar yol alınca Zeytinköy'e varmadan yeşilliklerin içinde salaş bir kulübe karşılıyor bizi adı da Emine Bacı'nın Yeri.(Burayı elimizle koyduğumuz gibi bulamıyoruz öncelikle gözüme kestirdiğim taksici amcaya el kol hareketlerimle Emine Bacı'yı soruyorum. O da  "beni takip edin gençler" diyor ve yola koyuluyoruz. Neyse ki dakikalar sonra aradığımız yerdeyiz oh be!)

+Adama teşekkür etmedik yahu!
- Selektör yaptık ya!
+ Haaa! Tamam o zaman.
(O kadar acıkmıştım ki fark etmemişim.)

Yeşil çayırların içinde, derme çatma bir kulübe, bitmeyen kuş cıvıltıları ve kocaman incir ağacının altına atılmış plastik masa, sandalyeler var. Bunların etrafında dolaşan mayışık bir kediye doğru gülümseyerek ilerliyoruz. Bu sırada içeride Emine Bacı ve yardımcılarının harıl harıl çalıştığını görüyorum. "Kolay gelsin" dedikten sonra seçtiğimiz masaya oturuyoruz. Çok tatlı bir ablamız gelip siparişlerimizi alıyor. Ben Emine Bacı'nın spesyelinden(Otlu, mantarlı ve peynirli) alıyorum. Gökhan'da klasik gözlemeden vazgeçmiyor ve peynirli, patatesli istiyor. Siparişlerimizi beklerken acıkan karnımızı ovuşturuyor ve sohbete dalıyoruz ki zaman geçsin, gözlemeler gelsin. Bu sırada etrafa bakıyor ve bunca yıldır Foça'da bulunup burayı bu kadar geç keşfettiğim için kendime biraz kızıyorum.
Veee gözlemeler geliyor yanında da iki ayran!
Öyle lezzetli pişmişler ki lezzetini bir kez yakalayan damağım o tadı tekrar gelebilmem için belleğine kaydediyor.
Ciğerlerime dolan tertemiz hava, sımsıcak ilgi ve tadı damağımda kalan enfes gözlemeler ile burası bir harika dostum!




Gözlemelerimi yerken attığım şen kahkahalar ile ortalığı çınlatmış olacağım ki o tatlı abla yanıma gelip "gülüşüne bayıldım" deyiveriyor. Biraz da bu tatlı ablayla sohbet ettikten sonra kalkıyoruz.
Eveeet huzur arayışımızda bu haftaki durağımız Emine Bacı'nın Yeri oluyor. Ödemelerimizi yapmak ve bu marifetli ellere teşekkür etmek için içeriye giriyoruz. O da ne? Emine Bacı uzanmış yatıyor, ben bu lezzetin nedenini sorarken sesimizi duyunca kalkıp yerinden doğruluyor ve "benim ellerim değdi ondan o kadar lezzetli" diyor.


Gülerek ve teşekkür ederek oradan ayrılıyoruz.
Hafta sonu ve tatil zamanlarında aşırı kalabalık olduğunu söylüyorlar öyle ki
beklemek için saatler harcayabilirmişsin. Yine de ne yapıp ne et buraya uğramadan ve bu lezzetli gözlemelerden tatmadan ölme!

Hiç yorum yok: