30 Aralık 2017 Cumartesi

Hoş Gel 2018




Her yıl biraz daha büyüyoruz, biraz daha eskiyor ve biraz daha değişiyor her şey. Artan farkındalıklarımla, geçen yıllar içinde öğrendiklerimle, an be an değişen bakış açımla, yeni yıldan nihai beklentim sonsuz huzur ve mutluluk. Çünkü sağlık, mutluluk ve huzur varsa diğer tüm istekler de gerçek olur. Her yıl olduğu gibi bu yılda da iyi yürekli insanların kazanacağı bir yıl olması ve hiçbir zorluğun onları yıldırmamasını diliyorum. Neden mi? 
Zafer kazanma, güçlü olma, zenginlik günümüzün en önemli değerleridir. Bu sebeple de iyi yürekliler daha çok bocalar, acı çeker. İnsan sahip olma tutkusunu hedef haline getirdiği bu düzende, değerlerinden uzaklaşarak ahlaksızlaşır. Böylece hayatlarımız, iyi yüreklilerin üstüne basmaya çalışan az gelişmiş ve ahlaksız insanlarla tıka basa dolar.
Bir diğerinin kurdu haline gelen insanları daha yakından incelemek için iş yerlerinde, plazalarda (ki ben de bir plaza çalışanı olarak yaşadıklarım ve gözlemlediklerim doğrultusunda bunları yazıyorum.) yan yana masalarda aylık maaş ile çalışanlar arasındaki ilişkiye yakından bakabiliriz; orada, insanlardaki kazanma hırsı, mülkiyet tutkusu, daha iyiye ulaşma arzusu, koltuk sevdası ve problem dolu ilişkiler, her sabah tazeliğini korur. Çünkü her gün performans ölçülür, rekabet vardır ve rivayete göre en iyi olanlar kazanacak diğerleri bir şekilde elenecektir.
Her yıl olduğu gibi 2018'de de İyi yürekliler; yapılan fiziksel ya da psikolojik mobbinglere maruz kalsa da, yaşadıkları hayal kırıklıkları karşısında, hatayı kendinde aramayı bir kenara bırakıp, insana dair zaafları ve onları hatalara sürükleyen problemli sistemi düşünerek kendilerini korumaya almalıdırlar.
Dünyanın güzel insanların neşesine, mutluluğuna, keyifli ve iyiliksever davranışlarına fazlaca ihtiyacı vardır. Çünkü bu insanların üzüntüleri ile köşelerine çekilmelerini, hayatı ve kendilerini griye boyamalarını hiç istemiyorum. Sayıları az ve nesilleri tükenmekte olan iyi yüreklilerin bu yıl istediği her şey gerçek olsun.

Peki, 2018'de neler yapılabilir?

-Durumdan şikayet etmek yerine, hayatımızda güzel giden şeylere odaklanmalıyız.

- Yaşamı güzelleştirmeye, daha anlamlı kılmaya çalışmalıyız.

- Her gün hayatımızda güzel giden en az bir kaç şey için şükretmeliyiz.

- Pozitif düşünüp (biliyorum çok zor olsa da) pozitif hissetmeliyiz. Kendimiz pozitif ve sağlıklı olmazsak etrafımızdaki insanlara da bir yararımız olmayacaktır.

- Duygusal tüm çöplüklerden kurtulmalıyız. Affetmeliyiz, pişmanlıklardan uzak durmalıyız. Diyelim ki bunu kendimiz başaramıyoruz o zaman duygusal özgürleşme teknikleri ya da gerekirse bir uzmandan yardım almalıyız.

- Her gün kendimize 30 dakika bile olsa zaman ayırmalıyız. Bu özel zamanda kendimizi mutlu hissettirecek şeyler (hobi gibi) yapmalıyız. Mesela kitap okuyalım, film izleyelim, dans edelim, spor yapalım, ibadet edelim, meditasyon yapalım.

- Dinlenelim. Kaliteli ve düzenli uykunun sağlığımız için ne kadar önemli olduğunu unutmayalım. Fiziksel sağlığımıza önem verelim. Yılda en az 1 kez check-up yaptıralım. (Doktora gitme fobim olsa da bunu yazıyorum. Çünkü biliyorum ki erken teşhis ve tedavi hayat kurtarır.)

- İçimizde bulamadığımızı dışımızda aramayalım. "İhtiyaçlar dıştan değil içten karşılanır." Ancak kendimizle olan bağlantıyı kurduğumuzda ihtiyaçlar giderilir.

- Evrenin düzenine ve akışına güvenelim. Bilinsin ki kontrol etmeye çalıştıkça her şey daha fazla kontrolden çıkacak. İlahi düzendeki akışa teslim olmanın huzurunu yaşayalım.

2017 çokça kazandığım, hayatımı değiştiren, zaman zaman ağlayıp zaman zaman güldüğüm yani az buçuk da olsa şansın benden yana olduğu bir yıl oldu. 

Ne diyelim, 2018'de gelenin gideni aratmayacağı bir yıl olsun inşallah!



21 Aralık 2017 Perşembe

Kaderleri Birlikte Yazılmış İki İnsanı Birbirine Bağlayan Görünmez Kırmızı İp



Hepimizin "ruh eşi" kavramını duymuşluğumuz vardır. Fikir aslında Plato'nun Sempozyumu'ndan gelir ve insanların 8 bacaklı iki başlı yaratıklar olduğu inancına dayanır. Tanrılar güçlerini azaltmak için onları ikiye bölmüş ve insanlar daha güçsüz canlılara dönüşmüştür. Sonuç olarak, sürekli kendilerini diğer yarılarından ayrı olarak eksik hissetmişlerdir.
Ruh eşiniz sizi tamamlayan diğer yarınızdır ve ikiniz birlikte tam bir çemberi temsil edersiniz. Günümüzde bu fikir değişip romantik ilişkilerdeki hep "aranılan ruh eşi" ile eş tutuluyor.
Bizim için doğru olan kişi ile aramızda görünmez bağ vardır. Efsanelere göre, bu bağ sadece görünmez değil, aynı zamanda da kopmaz bir iptir. Bu ip, tanrılar tarafından ayak bileklerimizden bağlanmıştır ve nereye gidersek gidelim birbirimizden ne kadar uzak düşersek düşelim, sonsuza kadar kaderimizin yazıldığı kişi ile bağlantıda olmamızı sağlar.
Pek çok insan, bizi birbirimize bağlayan bu ipin kırmızı olduğunu var sayar. Aşk ile ilgili her şeyin kırmızı renk ile ilişkilendirilmesinden dolayı bu metafor kullanılır. Bazı uç noktalarda bu ip kendi içinde dolaşsa ya da gerilse de asla kopmaz.
Değer verdiğiniz ve sevdiğiniz kişi ile aranızdaki bu kopmaz bağ uzaklık, zaman ya da anlaşmazlıklar araya girse bile yok olmaz. Zamana karşı direnir ve dahası aranızdaki her türlü anlaşmazlığı katlanılır yapar.
Aranızdaki görünmez ipin dolandığı ya da gerildiği anlarda kopma riski taşımaz, sadece sevdiğiniz ile kavuşmanız biraz daha uzun zaman alır. Asla imkansız diye bir şey yoktur. Gecikmeler olabilir ama illa ki eninde sonunda kavuşulur. Sevdiğiniz size ulaşacak yolu bulur ya da siz ona doğru çekilirsiniz. Değişik şekillerde yollarınız kesişir ve yeniden yalnız kalma riskini bertaraf edersiniz. Bu ip neredeyse sihirli bir değnek gibidir. Tüm zihinsel ve fiziksel uzaklıklara inat sizi birleştiren kutsal bir bağdır.
Kadere inanır mısınız? Bizi her şeyin üstünde tutup değer verecek her seferinde bize öncelik verecek özel biri olsun isteriz hayatımızda.
İşler yolunda gitmediğinde ve dünya başımıza yıkılırken sadece tek o insan yanımızda olsun isteriz. İyi günde ve kötü günde. Neredeyse hepimiz bu koca dünyada yaralarımızı saran ve ihtiyacımız olan tüm sevgiyi veren biri olsun isteriz. O mükemmel kişi gelsin ve bizi tamamlasın diye bekleriz.
Ancak, tamamlanmak için özel birine ihtiyaç duymadığına inanan insanlar da var ruh eşi, ruh ikizi, görünmez ip gibi kavramlara pek itibar etmeyen kişiler bir yana, bir özdeyişte dendiği gibi, "sonuçta hepimiz insanız, aşkın şarabından içmişiz ve sevginin, yalnızca sevginin, kırılganlığımıza şifa olacağına inanmışız."


Not: Ben sadece ruh eşimizle değil, hayatımızda karşımıza çıkan herkesle görünmez bir iple bağlı olduğumuza inanıyorum. (İpin rengi hakkında bir fikrim yok.) Zamanı gelince yollar kesişiyor. Kimileri ilhamımız, kimileri imtihanımız oluyor. Kimi tesadüf der kimi de tevafuk bu duruma ama her ne olursa olsun Allah bizi iyilerle karşılaştırsın.

Yine tesadüfen denk geldiğim ve yazarını bilemediğim bir yazıyı paylaşıyorum. 

Teşekkür ederim.