27 Ocak 2016 Çarşamba

Kocan Kadar Konuş: Diriliş



Kıvanç Baruönü yönetmenliğinde, senaryosu Kıvanç Baruönü ve Şebnem Burcuoğlu'na ait olan filmin başrollerini Ezgi Mola ve  Murat Yıldırım paylaşıyor. Kocan Kadar Konuş'un bu devam filminde, geleneksel Türk kızı kalıplarına ve nesiller boyu devam eden "ne derler korkusuna" meydan okuyan Efsun, hayatının aşkı Sinan'a evlenme teklif eder ve düğün süreci başlar. Ancak her genç kızın kabusu, Efsun ve Sinan'ın hikayesine de gölge eder: Aileler. Kocan Kadar Konuş: Diriliş izleyiciye tıpkı ilk filmdeki gibi romantik ve eğlenceli bir hikaye vaat ediyor, serinin ikinci filminde de kahkaha hiç eksik olmuyor.
Kaynak: http://www.beyazperde.com/filmler/film-239125/

Geçtiğimiz gün arkadaşlarla vakit bulup gidebilmeyi başardık çok şükür! Açıkçası kafamda koca bir soru işareti eşliğinde girdim sinemaya çünkü bu bir devam filmiydi. Devam filmlerinde aynı başarıyı yakalamak zordur misal İncir Reçeli 2'de hayal kırıklığına uğrayan birisi olarak hep bir "acaba yine boşuna mı para vereceğiz?" hissi kemirir içimi lakin öyle olmadı, film ilki kadar güzeldi. Hümeyra ve Nevra Serezli tek başlarına filmi alıp yürümüşler diyebilirim. Fazla beklentiye girmeden izlendiği takdirde kahkaha attırıcı ve eğlenceli!
Ha bu arada evlenme sürecini iyi özetlese de biraz evlilikten soğuttu yalan değil. Bir de şans bu ya yanımızda çiçeği burnunda evli arkadaşımız Merve'de vardı. (Kulakları çınlasın) Filmin yarısında "mobilyalar gelmiş, eve gidiyorum" diyerek çıktı gitti ve o an anladım ki evlilik böyle bir şey arkadaş!

Şimdi sana filmden can alıcı bir replik yazıyorum burayı iyi oku! (Vahiy gibi oldu değil mi? Tövbe yarabbi!)

"Bir inanışa göre parmağımızda bir ip bağlıymış bu ipin diğer ucu bir başkasının parmağındaymış. Ne kadar uzağa düşersek düşelim, ne kadar kaçarsak kaçalım sonra da bu ipin iki ucu birleşir kavuşurmuş o iki kişi." (Yani diyor ki kaderindeki insandan kaçamazsın.)

Filmin Cannes'a katılmayı ya da Oscar beklediğini sanmıyorum, belli ki eğlendirmeye odaklanmışlar ve bence bunu başarmışlar da o yüzden diyorum ki hayatın karmaşasına azıcık mola verip biraz hoş vakit geçirmek adına izlemeye değer.

16 Ocak 2016 Cumartesi

Dünyayı Değiştirmek İstiyorsan



"Kadim zamanlardan beri kadın ve erkek birbirini nasıl sevmesi gerektiğini unutmuş ve bu nedenle de mutsuz olmuş görünüyor. Yıllar süren erkek egemen bakış, feodalitenin ardından gelen kapitalizm, tüketim çılgınlığı gerçek aşkın en büyük düşmanı oldu. İnsanlar ruhlarıyla, kendileriyle ve aşkla teması unuttular. Issız insanlar oldular çıktılar. Aile kurumu da durumu değiştirmedi. İçinde aşkın ve paylaşmanın olmadığı kurumsal dayatmaya dönüştüler. Oysa aşk hayatın ve evrenin merkezi... Ve ilahi aşka giden kapı da dünyevi aşktan geçiyor."

Dünyayı değiştirmek istiyorsan bir erkeği sev; gerçekten sev

Birini seç, ruhu seni çağıranı, seni net biçimde göreni seç. Korkabilecek kadar cesur olanı seç.
Elini tut ve onu kalbinin damarlarına götür, orada senin sevecenliğini görsün, orada dinlesin, onun ağır yüklerini kendi ateşinde yak, kül et.
Gözlerinin derinliklerine bak, derinden bak, orada hareketsiz kalanı uyandır, dirilt. Utangaç olana cesaret ver, orada ne beklediğini fark et.
Gözlerinin derinliklerine bak.
Gözlerinin derinliklerine bak, orada babalarını, dedelerini gör, uzak yerlerde, çok eski zamanlarda savaşa ve şiddete karışmış atalarını gör.
Acılarına, mücadelelerine, maruz kaldığı işkencelere bir zamanlar...
Ve bırak hepsi gitsin...
Onun atalarından gelen yükü hisset
Sana sığındığında kendini nasıl güvende hissedeceğini bil
Onun öfkesine ayna olma
Çünkü senin bir rahmin var, eski yaraları iyileştiren, derin ve tatlı bir kapı...
Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsan bir erkeği sev, gerçekten sev...
Karşısında kırılganlığın nefesinde kadınlığın tüm ihtişamıyla otur...
Bir çocuğun masumiyetinde, ölümün derinliklerinde, açan bir çağrı olsun, onun erkeklik gücünü kabul et..
Geri gittiğinde, kaçtığında, mağarasına doğru, çünkü kaçacaktır...
Ailendeki bütün kadınları etrafına topla, onların bilgeliğinden nasiplen.
Onların fısıltıyla anlattıklarını dinle, korkmuş genç kız kalbini sakinleştir.
Onlar seni sakinleştirecek ve sabırla onun dönüşünü beklemeni kolaylaştıracaklardır.
Git kapısında otur ve hatırlatma şarkısı söyle, belki bir kez daha dinginleşecektir.
Onu küçük bir çocuğu gibi hilelerle, baştan çıkarma oyunlarıyla kandırma, bunlar sadece onu ayartıp yok oluş ağına sürükler.
Kaosun ve nefretin mekanı olan bu yer ataları tarafından yapılan bütün savaşlardan daha korkunçtur.
Bu dişil enerji değildir, bu öç almadır.
Bu eğilip bükülmüş çizgilerin zehiridir,
Asırlarca sömürülmüş olan, tecavüz edilen dünyanın zehiri.
Bu kadınlara bir güç vermez
Bu kadını erkeği hadım eden bir hale dönüştürür.
Bu hepimizi öldürür...
Annesi onu ister öpüp kucaklamış olsun ister olmasın
Ona gerçek anneyi şimdi göster
Sarıl ona, nezaketine ve derinliklerine götür, dünyanın merkezine...
Onu yaraları için cezalandırma, senin ihtiyaçlarını ve kriterlerini karşılamadığı için, onun için tatlı ırmaklar gibi ağla
Gözyaşlarını döktüğünde onu eve getir.
Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsan bir erkeği sev, gerçekten sev...
Onu çıplak ve özgür olabileceği kadar sev
Onu doğum ve ölümün döngüsüne bedenini açabilecek kadar sev
Ve bu fırsat için ona teşekkür et.
Birlikte öfkeli rüzgarlarda ve dingin ormanlarda dans ettiğinizde
Kırılabilecek kadar cesur ol, izin ver, varlığının yumuşak, baş döndürücü yanlarını keşfetsin,
Bilsin ki seni kucaklaşıp sarabilir, koruyabilir
Kollarına at kendini, seni tutacağından emin ol,
Bundan önce binlerce kez düşmüş olsan bile
Ona teslim olarak ona teslimiyeti öğret.
Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsan bir erkeği sev, gerçekten sev...
Destekle onu, besle onu, ona izin ver, onu duy, kucakla, iyileştir onu.
Bunun karşılığında sen de beslenecek, desteklenecek ve korunacaksın
Güçlü kollar, net düşünceler, odaklanmış oklar tarafından
Çünkü eğer izin verirsen, o düşündeki adam olur.

Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsan bir kadını sev; gerçekten sev

Senin ruhunu çağıran bir kadın bul, seni idare eden değil
Kontrol listeni bir kenara at, kulağını kalbine koy ve onu dinle...
Yaşayan her varlığın adını, dualarını, şarkılarını duy,
Her kanat çırpanın, telaş içinde yüzenlerin, yeraltındakilerin, sualtındakilerin,
Her yeşilin, çiçek açanın, henüz doğmamış olanın, ölmekte olanın...
Onların onlara hayat veren Bir'e hüzünlü övgülerini işit,
Eğer adını henüz duymadıysan, yeterince dinlememişsin demektir.
Eğer halen gözlerinde yaşlar yoksa, eğe halen onun ayaklarına eğilmemişsen, neredeyse onu kaybetmişsin demektir.
Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsan bir kadını sev, kendinin ötesinde sev.
Arzunun ve mantığın ötesinde, senin gençlik, güzellik ve çeşitlilik gibi bütün yapay özgürlük gündemlerinin ötesinde sev.
Bize çok sayıda seçenek verildi
Ama biz bir Ruhun ateşinin ortasında durup, oradan ışıyan gerçek özgürlükte aşka direnmeyi yakıp kül etmeyi unuttuk.
Bir tane tanrıça var
Ona bak onu gör.
Bak bakalım o mu baltayı başına vuracak olan?
Eğer değilse yürü, hemen...
Boşa zaman harcama.
Bil ki kararının onunla bir ilgisi yok.
Çünkü nihai olarak kim olduğu ile değil ne zaman teslimiyeti seçeceğimiz ile ilgili...
Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsan, bir kadını sev.
Onu ölüm korkusunun ötesinde sev
Onu içindeki anne tarafından manipüle edilme korkunun ötesinde sev.
Ona onun için öleceğini söyle
Onunla birlikte yaşayabileceğini söyle.
Onunla birlikte ağaçlar dik ve onların büyümesini seyret.
Onun incinebilir güzelliğinde onun ne kadar güzel olduğunu söyle ve onun kahramanı ol.
Ona hatırlat, o senin adanman ve hayranlığınla o senin tanrıçan.
Dünyayı değiştirmek istiyorsan, bir kadını sev.
Bütün yüzleriyle, bütün mevsimlerde
O seni şifalandıracak senin şizofrenini
İkili zihnini, yarım kalbini
O şizofreni ki senin ruhunla bedenini ayırır
Seni daima dışarıya bakar kılar, kendinden başka bir şeyi aramak için
Böylelikle yaşamı değerli kılmak için.
Her zaman bir başka kadın olacak
Sonunda o parlak olan da eski mat olana dönüşecek
Ve sen yeniden huzursuz olacaksın
Arabalar gibi kadınlar değiş tokuş edilemez
Tanrıça, arzunun en son objesidir, satılamaz.
Erkeğin daha çok seçime ihtiyacı yok
Erkeğin ihtiyacı kadın, dişil, sabırlı, şefkatli, aramayan, yapmayan, bir yerde nefes alan, köklere inen, birlikte yeryüzünü sarabileceğiniz kadar kuvvetli.
Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsan, bir kadını sev, yalnızca bir kadını.
O kutsal bir kase gibi sev ve koru onu
Bütün insanlık için duyduğu terk edilme korkularını sev.
Onun yaraları sadece onun yaraları değil,
Onun bağımlılığı zayıflık değil
Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsan, bir kadını sev.
O sana inanana kadar sev. O zaman içgüdüleri, sanatı, sesi, vizyonları, tutkusu, vahşiliği ona tekrar döner.
O aşkın gücüdür, bütün politik, medya şeytanlarının yok etmeye ve değerini düşürmeye çalıştığı aşkın gücüne sahiptir.
Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsan
Davalarını, silahlarını, iç savaşını bırak, öfkenden vazgeç, büyüklük sevdalarını aydınlanman için bırak...
Kutsal kase senin önünde duruyor...
Eğer onu kollarına alırsan bu yakınlıktan daha ötesini aramaktan vazgeç.
Ya huzur ve barış denilen şey bir kadının kalbiyle beraber tekrar hatırlanması gereken unutulmuş bir rüya ise?
Dünyayı değiştirmek istiyorsan, bir kadını sev.
Gölgelerinin en derinliklerine kadar
Varlığının en yüksek noktalarına kadar
Onunla ilk karşılaştığın bahçeye git
Gökkuşağı ülkesinin kapısına
Birlikte tek bir ışık gibi yürüyerek
Dönüşü olmayan noktaya
Yeni bir yeryüzünün başlangıcına ve sonuna...

6 Ocak 2016 Çarşamba

Kiralık Aşk


Başrollerini Barış Arduç, Elçin Sangu, Salih Bademci, Sinem Öztürk, Nergis Kumbasar ve Levent Ülgen'in paylaştığı Star Tv'nin 2015 yapımı romantik komedi dizisidir.

Konusu

Tam her şey bitti dediği anda kapısını çalan mucizeye hayır diyemeyen Defne, 6 aylık bir aşk oyunu teklifini kabul eder. Buna göre, ülkenin en başarılı iş adamlarından biri olan Ömer'i kendisine aşık etmek zorundadır. Bu yoldaki en büyük yardımcısı ise gerçek arkadaşlarıdır. Bu korkunç karmaşada, hayatın en gerçek sorularından biriyle yüzleşir Defne: Aşkımızı biz mi seçeriz, yoksa o mu bizi seçer?

Şahsen televizyon ile pek aram yok. Denk gelirse haber, belgesel ve de müzik programları izlemeyi çok seviyorum(iyi ki aram yokmuş bi de olsa!)  amma velakin bu dizi 19 Haziran 2015 tarihinden beri beni benden aldı. Sevimli diyalogları, göze hitap eden kişileriyle hoş bir dizi olduğunu düşünüyorum, izlettiriyor.
Tespitleri harika! Hele dizide o Koray Sargın(Koriş) karakterine can veren Onur Büyüktopçu yok mu, insanı kahkaha atarken nefessiz bırakıyor.
Oha! Soluksuz okuduğum Aşk ve Gurur kitabına atıfta da bulundu dizi şimdi gel de izleme!
Tamam, kabul ediyorum klişe bir konuya sahip ama keyifle izliyorum. Elçin Sangu o kadar güzel ki su gibi maşallah, esas oğlan Barış Arduç'da acayip yakışıklı hele o nasıl güzel bir gülümseme, nasıl tatlı bir rol yapmaktır öyle. İkisi gerçekten birbirine çok yakışmıyor mu?
Samimi ve doğal olan her şeyi seviyorum, bu dizi de öyle benim için, dilerim uzun soluklu olur. Unutmadan, Aydilge dizi müziği işini başarıyla kotarıyor bence.

"Sen misin ilacım na na na
Ben kalbinde bi kiracı
Yerleşicem sımsıkı ben
Aşk başladı"

İşte diziden arakladığım bir kaç efsane replik;

"Yüzünü ezberlemeye çalışıyordum. Her santimini, her ayrıntısını. Bir gün ayrı kalırsak, yüzünü gözümü kapattığımda hatırlayabileyim diye."
"Artık böyle yüzü kızaran kadınlar kaldı mı ya?"
"Kibir ve gururu dize getirebilecek tek gerçektir Aşk"
"Bence kadınlar anlamak için değil, sevilmek için varlar."
"Haklı olmaktan çok sıkıldım."
"Aşk insanı değiştirir."






"Gerginim diyorum! Şurada oturup birilerinden nefret edip rahatlayalım diyorum."
"Kaderinizde tokat yemek varsa o tokadı yiyeceksiniz!"
"Aşk insanın ayağının yerden kesilmesidir."
"Mucizelere inanmaktan hiç vazgeçme!"
"Git bir yoğurt ye gıybetten zehirlenip kalacaksın başımıza"
"Bana bak kız sana öyle bir hakaret ederim ki dava açmak zorunda kalırsın."
"Ay buranın bütün zeka seviyesi çok düşük. Neyse ki ben varım, seviyeyi yükseltiyorum."
"Hayatım, filmin en güzel yeri zaten benim. Ama sen araya giren ucuz, kötü sesli bir reklamsın sadece."

"Aşk, oyunu bozar."
"Katranı kaynatsan olur mu şeker, cinsi batasıca mutlaka cinsine çeker."
"Tam içinde kaybolmuşsanız hayatın, sizi bulmasına izin verin."
"Aşk hep en beklenmedik anda karşımıza çıkmaz mı zaten?"
Bu arada dizide oldukça başarılı çizimler yapılıyor ve bir çöp adam dahi çizemediğim için ağzım bir karış açık izliyorum o güzelim ayakkabı tasarımlarını...

Arada güzel şeyler de oluyor

Çizim demişken, hayatımda ilk defa biri benim kara kalem ile resmimi çizmiş. Ve günlerdir bir çizime ne kadar bakılabilirse o kadar baktım. Detayları, benzerlikleri, farklılıkları değil sebebini aradım çizimde. Bir erkek neden bir kızın resmini çizer? Nasıl bu kadar güzel çizer? Resmi çizilen kız ne hisseder?
Çizeni biliyorum ama söylemem. Adı bende saklı bu yeteneğe gerçekten çok teşekkür ederim. Çünkü çizimi gördüğüm ilk dakikadan itibaren beni dumur edip ağlatmayı başardı.