26 Nisan 2015 Pazar

Ah Ulan İzmir!



İzmir gibiyim artık.
Gülmeyi Alsancak'ta, coşkuyu Bornova'da
Aşkı Karşıyaka'da bıraktım.
Asansör kadar yorgun,
Agora kadar yıkık, Eşrefpaşa kadar belalı,
Konak kadar vedalara alışık,
Kemeraltı kadar kalabalık,
Yalı kadar cefakar.

İzmir gibiyim yani.
Uzaktan ışıl ışıl, ama aslında yorgun
Ve her şeye rağmen
Saat Kulesi gibi dimdik ayakta!!!

Not: "İzmir'i görmeden,
        İzmirli bir kızı sevmeden,
        İzmir'de rakı içmeden ölmeyin!" (Demişler)

4 Nisan 2015 Cumartesi

Odalarda Işıksız Kaldık



İlk olarak 1990'da bacağında çıkan yağ bezesine baktırmak için gittiği hastanede kansere yakalandığı fark edilen, altı ay ömür biçilen ama pes etmeyen Kayahan, hastalık 11 yıl sonra aynı yerden nüksettiğinde de yılmamıştı. Geçirdiği dört ameliyat ve radyoterapi tedavisi sonucu sağlığına kavuşan Kayahan, üçüncü kez aynı tatsız haberi aldı ve kemoterapiye başladı. Uzun süredir tedavi gören usta sanatçı, amansız hastalığı maalesef yenemedi.

Kayahan'ın Müzik Dolu Hayatı

Sanatçı Kayahan, 29 Mart 1949'da İzmir'de dünyaya geldi. Çocukluk ve gençlik yıllarını Ankara'da geçiren Kayahan, Daha sonra İstanbul'a yerleşti. İstanbul'dan sonra uzun süre Balıkesir-Gömeç'teki Sevgi Köyü'nde Geceler Caddesi ve Mavilim Caddesi'nin kesiştiği Hülyam Çıkmaz'ında yaşadı. Bu köydeki bütün cadde ve sokaklar Kayahan'ın şarkılarının isimlerinden oluştu.
Bugüne kadar 3 adet 45'lik, 1 longplay, 13 kaset ve CD ile bir single çıkaran ödüllü sanatçı, 1986'da "Geceler" şarkısıyla ilk büyük ödülünü "Altın Portakal"la elde etti. 1989'da Eurovision Şarkı Yarışmasında "Gözlerinin Hapsindeyim" ile Türkiye'yi temsil eden Kayahan 1991'de çıkardığı "Yemin Ettim" albümüyle büyük başarı yakaladı.

"Yolu sevgiden geçen herkesle bir gün bir yerde buluşuruz"

"Yolu sevgiden geçen herkesle bir gün bir yerde buluşuruz" sloganıyla tanınan sanatçı, bugüne kadar, "Benim Şarkılarım", "Siyah Işıklar", "Yemin Ettim", "Odalarda Işıksızım", "Son Şarkılarım", "Benim Penceremden", "Canımın Yaprakları", "Emrin Olur", "Beni Azad Et", "Gönül Sayfam", "Ne Oldu Can", "Kelebeğin Şansı", "Biriciğime", "365 Gün" isimli albümleri sevenleri ile buluşturdu.
"Sarı Şekerim", "Vazgeçmem", "Aman", "Ben Anadolu Çocuğuyum", "Allah'ım Neydi Günahım", "Emrin Olur", "Bir Aşk Hikayesi", "Beni Azad Et", "Ölmem mi Lazım", "Tek Delikli Kaval", "Gözlerinin Hapsindeyim" isimli şarkıları Nilüfer'in yanı sıra pek çok ünlü sanatçı tarafından yorumlanan Kayahan, yurtiçinde ve yurtdışında pek çok konser verdi.

Başarılı sanatçı, 1990'da yumuşak doku kanserine yakalandı, hastalık 2005 ve 2014'te tekrar etti. İpek Tüter ile evli olan sanatçının Beste ve Aslı Gönül isimli iki kızı bulunuyor.
Kaynak: haberler.com

90'larda çocuk olmuş herkes gibi benim de hayatıma şarkılarıyla dokunan güzel insandı. Galatasaraylı olmasını bir başka severdim.
Şarkılarıyla büyüdüğüm insanın öldüğünü öğrenmek çok acı! Çocukluğumdan bir parça daha gitti.
Küçüktüm, biriktirdiğim harçlıklarla ilk aldığım kasetlerden biri Kayahan'ındı, o kasetteki tüm şarkıları ezberleyene kadar dinlerdim. Yüreğime işler öyle dokunurdu ki o sözler...  Bu satırları bile yazarken gözlerim doluyor, ağlıyorum. Zordur böyle zamanlarda yazacak bir şeyler bulmak, boğazım düğümlü, içim sızlıyor, sanki çok yakın bir akrabamı kaybettim. Oysa dün ölüm haberini aldığımda aynı zamanda halamı kaybedeli de tam 1 yıl olduğunu düşündüm. Zaman çabuk geçiyor ve insanoğlu her acıya alışıyor fakat onda iz bırakanı unutmuyor. Unutulmayacak, şarkılarınla ve o beyefendi tavrınla hep bizimle olacaksın büyük usta Kayahan.

Ne denir ki odalarda ışıksız kaldık! Allah rahmet eylesin.










2 Nisan 2015 Perşembe

Öyle Günler Gördüm Ki




Öyle günler gördüm ki, aydın gökler kararıp
Bahtım bir bulut gibi üstüme çöker oldu
Her gözümü yumunca tanıdık yüzler görüp,
Hayaller alev alev beynimi yakar oldu.
Ümitsizlik, gariplik dört tarafımı sarıp
Yüzüm sırıtsa bile, içim yaş döker oldu.

Her sabah ilk ışıklar gözlerimi oyardı,
Uyanan taş duvarlar iniltimi duyardı.

Öyle günler gördüm ki, duvarlar gelir dile
Gözümde canlanırdı eşkıya masalları
Varlığımı sarardı, hain bir isteyişle
Görmediğim yumuşak bir düşmanın elleri
Kafada çelik gibi fikirler dursa bile
Kalplerin eksik olmaz böyle zayıf halleri.

Bazen kendi kendimin elinden kurtulurdum,
Kalbimi bir çamurda çırpınırken bulurdum.

Öyle günler gördüm ki, dost dediğim insanlar
Ben yanına varınca dudağını kıvırdı.
Bir zamanlar yanımda ağız açmayanlar
Sırtımı sıvazladı, bana öğüt savurdu.
Silahsız gördüğüne saldıran kahramanlar
En alçak tekmelerle beni yere devirdi.

Ruhum bir heykel gibi düşüp parçalanırdı.
Bu sesleri duyanlar gülüyorum sanırdı.

Öyle günler gördüm ki tabanca şakağımda
Tasarladım aydınlık dünyayı bırakmayı
Gönlüm acıklı buldu, en ateşli çağımda
Sönük bir yıldız gibi boşluklara akmayı
Tabancanın namlusu ısındı yanağımda,
Parmağım istemedi tetiğini çekmeyi.

Bir sonbahar yağmuru gibi içim ağlardı
Bir şeyler fakat beni yaşamaya bağlardı.

Ey bir tane sevgilim, ben bugün yaşıyorsam
Sanma ki hayat tatlı, insanlar hoş olmuştur,
Dağ başında bir kaya gibiyim şöyle dursam
Etrafım eskisinden daha bomboş olmuştur
Yalnız sana borçluyum bugün dünyada varsam;
Seni her andığımda gözlerim yaş olmuştur.

Yaşlar ki bir ırmaktır, dertleri sürür gider,
Gözyaşları içinde seneler yürür gider.

Yok olma isteği ile kalbim attığı zaman,
Bana; Yaşa der gibi gülen senin yüzündü.
Dizlerim bir batakta yorgun yattığı zaman
Bacaklarıma kuvvet veren senin hızındı.
Yaşaran gözlerimde, güneş battığı zaman
Sıcak bir yuva gibi tüten senin dizindi.

Sen aklıma gelince her şey gülümserdi.
Ağaçlar şarkı söyler, rüzgar tatlı eserdi.

Ey sevgilim, bilirsin benim ne çektiğimi;
Garip başımın derdi bir yürek taşıyorum.
Anlarsın niçin uzak yerlere baktığımı;
İçinde yaşanmaz bir dünyada yaşıyorum.
Görünce gülme sakın çırpınıp aktığımı;
Ilık ve aydınlık bir denize koşuyorum.

Sen benim sevgilimsin, sevsen de sevmesen de,
Aradığım yerlere benzeyiş buldum sende.

   Sabahattin Ali