22 Ağustos 2015 Cumartesi

"Çünkü Biz Buna Değeriz"



Ayaklarımı uzatmış en sevdiğim dizinin reklam arasını izliyordum ve birden o meşhur reklamın bilindik mottosu yükseliyordu tv ekranından; "çünkü biz buna değeriz"
Loreal'in marka konumlandırması ve tüketici zihnindeki algısı hesaba katıldığında hiç fena olmayan hatta son derece mantıklı bile diyebileceğim bir slogan olmasının dışında bu 4 kelimelik 1 cümle aslında ne anlatmak istemiş olabilirdi bana?

"Bu dünyaya yeryüzünde bulunan bütün varlıklar ve kendim için iyi şeyler yapmaya ve mutlu olmaya geldim. Bazen beni ve sevdiklerimi çok üzecek sorunlarla karşılaşabilirim ama bu sorunları çözebilmem için ihtiyacım olan her şeye sahibim; ailem, akrabalarım, arkadaşlarım ve doğada bulunan her şey benim mutluluğum için daima yanımda."
Ne zaman ruhsal bir sıkıntıya girsem internette tesadüfen denk geldiğim bu cümleleri sıralıyorum kendime.
"Hiç düşündün mü? Sen teksin ve çok özelsin, senden bir tane daha yok bu dünyada" gibi klişelerden ziyade şu bir gerçek;

Ruhumdaki iniş çıkışlara, kararsızlıklarıma, başarısızlıklarıma, sonsuz üşengeçliğime, her şeyi alt üst edebilen gururuma, sinirlenince ya da üzülünce hemen gözlerimin dolup ağlamaya başlamama, deliliklerime, inatçı kişiliğime, gel gitlerime, ne kadar gıcık olsam da saçma sapan takıntılarıma, fevri hareketlerime, olduğum yeri/hali beğenmeyip değiştirmek için hiçbir şey yapmayışıma ve daha pek çok sevmediğim özelliğime rağmen bir seçme şansım olsa yine "ben'i" seçerdim.
"Ben" olmayı seviyorum, beni ben yapan hiçbir şeyi tek tek bakınca sevmesem bile hepsinin bir araya gelip "ben" olmamı sağlamasını seviyorum. Ve şunu hiçbir zaman unutma; ne olursa olsun, ne yaşarsan yaşa hayatının hiçbir anında kendinden vazgeçecek kadar şuurunu yitirme!
Egoistlik filan değil sadece kendimle yüzleşmeye çalışıyorum.
Hayat zorlaştığında, her şeyin üzerime gelmeye başladığı noktada hep bu sözleri fısıldarım kendime. Zaten bu cümleleri kurabildiğin kadar hayattasın ve kendindesin.
Zaman zaman bunalım takılıp "aldım başımı gidiyorum" isteği duyduğumda içimden hep "iyi de kendini bırakıp gidebilecek misin?" diye soruyorum ve aldığım cevap koca bir "HAYIR" oluyor.

O zaman kendime not; 

Kendini işine/okuluna ver!

- Uykunu düzene sokmaya çalış!

- Spor yap!

- Büyük konuşmaktan vazgeç! (Bin defa tecrübe ettin işte, her defasında bumerang gibi sana geri dönüyor.)

- Her şeyi kontrol ederek yaşamaya çalışma! (Elinde olmayan şeyler de var bırak hayat aksın! Bu noktada atalarımızdan gelen o muazzam sözü tekrarla; "kıçını yırtan da bir yan gelip yatan da bir!")

- Bu kadar kolay sinirlenme! (Hadi sinirlendin diyelim bari sinirini kontrol etmeyi öğren! Eee az önce de her şeyi kontrol etme demedin mi? Dedim ama bu farklı bir şey çünkü sen sinirlenince öfken saman alevi gibi parlayıp bir anda tozu dumana katıyor sonra da etrafta kırılmadık tek bir dal bile kalmıyor.)

-Vakit önemli! Vaktini boşa harcama!(Başlaman ya da bitirmen gereken her ne varsa elini çabuk tut, zaman akıp gidiyor hatırlatayım. Bu arada kendine de zaman ayırmayı unutma!)

- Kendinden başkasına güvenme!(Biliyorum en zoru da bu ama daha önce yaşayıp gördün, en büyük kazıkları en yakının zannettiğin kişilerden yedin. Afiyet olsun!)

- Çay koy! (Sakin ve huzurlu hissetmeni sağlar.)

- Herkesi mutlu etmeye çalışma!(Manyak mısın? Sen dünyaya bu görevle gelmedin. Üstelik hiç kimse ne yaparsan yap yeterince mutlu olmayacak hem de senden hep daha fazlasını bekleyecek, bu kez sen mutsuz olacaksın.)

- Ailenin dediklerini dikkate al! (Bir bildikleri var ki konuşuyorlar.)

- Arkadaşlarının tavsiyelerini dinle ama onların dediklerini yapma!

-Kırılmak istemiyorsan fazla özverili olma! (Bana kılını bile kıpırdatmayan insanların üzerine titriyorum buna gerek yok! Herkese hak ettiği değeri vermeye başladığında kendini daha iyi hissedeceksin.)

- Bir kişiye "canım" derken en az 3 kez düşün. (Bu kelimenin hakkını verebilecek mi? Çünkü gün gelir "canım" dediğin canını yakar da sonra ağzında buruk bir tatla kendini tavanı seyrederken bulursun.)

- Herkesi sevmek zorunda değilsin. Kimse de seni sevmek zorunda değil fakat saygı duy! (Görmezden gelmeyi bile saygı çerçevesinde yap!)

- Gereksiz iyi olma! (İyi insanların ağzına sıçıyorlar diye kötü olmak zorunda da değilsin elbet! Dengeyi bul yani yerine ve kişisine göre davran. Zaten hiç kimse ne çok iyi ne çok kötüdür.)

- "Hayır" demeyi öğren! (Bir kez "hayır" dediğin hiçbir şey için pişman olma. Biliyorum meraktan, ilgiden ya da bambaşka bir sebepten kararını sorgulayıp duruyorsun ama sana "hayır" dedirten o iç güdüne mutlaka güven!)

- Yazmayı bırakma ya da yazmaya başla!

- Sabırlı ol! (Her gecenin bir sabahı var nasılsa da benim sabrımın sonu selamet mi felaket mi olur bilemiyorum bazen, neyse!)

- Bazı insanlara dikkat et! (İyi şeyler hissetmediğin insanlardan uzak dur! Gerçek yüzlerini fark edip mesafe alıyorsun, değiştin sanıyorlar. Olsun! Tüm sabrını ve iyi niyetini geçmişte kullanmış ve tüketmiş insanlara hayatında yer verme!)

- Müzik dinle! (Ruhun gıdası budur! Yer ve zamana aldırma. Menemen yerken klasik müzik dinliyorum mesela benim elitlik seviyem de bu, böyle mutlu oluyorum. Ne gülüyorsun ya?!)

- Daha çok gülümse! (Diş tellerim çıktığından beri daha çok sırıtır oldum. Çekemeyen anten taksın hatta gözü olanın 32 dişi birden düşsün inşallah!)

- "İnsanlara değil, koşullara inan!"

- Şükret! (Göreceksin ki şükrettikçe daha güzel şeyler seni bulacak. Aldığım nefes için, attığım adım için, yemek yerken aldığım tat için bile hatta doğaya, hayvanlara, hayata binlerce kez şükürler olsun Allah'ım!)

-İçindeki çocuğu öldürme! (O senin yaşama sevincin unutma!)

- En sevdiğin kitaptan rastgele bir cümle seç ve onu yüksek sesle oku!(Kitap okuyan insanları çok seviyorum gerçi kitapları insanlardan daha çok seviyorum.)

Bu liste böyle uzar gider. Durma, devam, hayal et, kırıl, dene-yanıl(dene-yamul), yap-boz, yok say, yenil, düş, kalk, acı, kana, ağla, gül, istersen öl!(Kimimize hayat bunlardan fazlasını sunmayacak bunu kabul et/etme. Ne kadar az beklenti içerisinde olursan o kadar az canın yanacak ve ne kadar az hayal kurarsan o kadar az hayal kırıklığı düşecek payına.)

Ve unutmadan; kendi kendine yetmeyi öğren! Bi de Tarkan ne diyordu bir şarkısında; "başkası olma kendin ol, böyle çok daha güzelsin."

Not: Arka fonda Ferhat Göçer çalsın istedim. Bence yılın şarkısı bu!


Hiç yorum yok: