31 Mayıs 2012 Perşembe

Aşk Bir Delilik Halidir!





"Aşka inanmıyor olman seni aşktan korumaz!"

Durdum, düşündüm, hissettim ve yazıyorum! Sonunu bilmediğim bir hikayeye koşarken bu kez duvarlarımı yıkıp korkularımı usulca denize bırakmak ve sadece mutluluğumu giyinmek istiyorum! Yine yeni yeniden aşka kürek çekmek istiyorum!
"Aşk bir delilik halidir" ya! Gel beraber delirelim o halde... Monoton hayatlarımızdan sıkılmadık mı yeteri kadar?  Biraz renk katsak yarınlara nasıl olur? Ev-iş-arkadaşlar üçgenine sıkışan ruhlarımız "güzel" olanı kaçırmadı mı bunca zaman? Ne istiyorum biliyor musun? El ele gezsek sokaklarda, ben başımı omzuna dayasam sen belimi sıkıca sarsan. Günün 7 günü 24 saati aklımda olsan... Hafta sonları bizim olsa! Bizi arayanlara "evde yokuz, şurdayız isteyen gelsin" desek. Sabah uyandığımda ilk senin mesajını görsem doğru düzgün çalmayı unutan telefonumda ve gece yatmadan önce en son benim mesajımla uyusan sen!...
Hayatımıza yepyeni ve tertemiz bir sayfa açsak. İkimiz o sayfayı kirletmemeye söz versek ama sözümüzü gerçekten tutsak...
Evcilik oynasak ya! Beraber yemek yapsak, sinemaya gitsek, sokakta dans etsek, oturup saatlerce birbirimizi izlesek hiç konuşmadan(sadece ayna olsak), tiyatroya gitsek ya da biz tiyatrocu olsak, durup anlamsız şeylere saatlerce gülsek, aynı filmin o meşhur sahnesinde birlikte ağlasak, içsek içsek sarhoş olsak( ya da içmeden) başımız dönse tam düşecekken tutabilsek birbirimizi... Sevdiğimiz konserlere bilet alsak sonra birden vazgeçip gitmesek onun yerine yapacak daha çılgın! bir şey bulsak :) Şu ikili bisikletler var ya hani onlara binsek ikimiz sonsuzluğa pedal çevirsek bıkmadan... Lunaparkta çocuk, tribünde fanatik, yağmurda sırılsıklam olsak seninle... Ben ki korkarım gök gürültüsünden çok! Sen varken yanımda korkularımı sandığıma saklasam ve bir daha o sandığı hiç açmasam! Açmaya gerek duymasam!
Hayallerimizi, umutlarımızı paylaşsak hatta dertlerimizi, endişelerimizi ve korkularımızı anlatsak birbirimize...  Yanlış anlaşılmaktan, saçma sapan yargılardan, beklentilerden uzak "acaba ne tepki verir" düşüncesinden sıyrılarak açık açık konuşsak...
Biraz daha delirmenin kimseye zararı olmaz değil mi? O zaman dinle! Arkadaşlarımıza, eşe dosta "bak bu benim sevgilim" diyebilsek. Onlarda cevabı hemen yapıştırsa "senden çok bahsetti" diye... Ve beni olduğum gibi seni olduğun gibi kabul etsek! Geçmişi geride, yarını önümüzde ama bugünü değer bilerek yürüsek bu yolda...
Ben inatçıyım, üşengeçim bazen ve dengesiz. Beni idare etsen! Ben seni kötü alışkanlıklarından vazgeçirsem!
Hastalandığımda yanımda olsan, mutsuzluğumla başa çıkmama yardım etsen. Ağlayarak uyandığımda "korkma bu kabustu yanında ben varım" diyen sen olsan!
Beraber gittiğimiz restoranda sakarlık yapsam ve sen beni alkışlasan gülerek! Ben sana bir şey söylediğimde sen asıl söylemek istediğimi şıp diye anlasan! Azıcık kıskanç olsan ama çok sahiplensen!
Seni görebilmek için evin merdivenlerinden üçer beşer atlayarak gelsem yanına...
Ben makarna ve şarap severim! Bunu asla unutmasan!
Birbirimizi üzmekten, kırmaktan çok korksak; emek versek, değer bilsek, çok sevsek, sevişsek ama hiç ayrılmasak! Çok özlesek! Birbirimize dokununca kalbimiz çarpsa dım dım dım dım! :)
Sen benim vazgeçilmez alışkanlığım, başıma gelen en güzel şey; ben senin hayat enerjin, ruh eşin olsam...
Yıllarca beklediğim, beklediğime değdiğin, çok uzak yollardan gelen tanrı misafirim, "mucize adam" olsan bir anda hayatımda...
Moralim bozulduğunda, canım sıkıldığında, bazen çekilmez olduğumda, çok konuştuğumda ya da sustuğumda, arkadaşlarımla çok vakit harcadığımda, saçmaladığımda hatta gidiyorum dediğimde bile durdur beni! Çok sev, şefkat duy ve en fazla 3 dakika küs kal benimle! Daha çok şey var yapacağımız elbet!
Allah bu aşkı nazarlardan korusun ve evlendiğimizde en az iki çocuğumuz olsun! Ey gelecekteki sevgili bu yazı sana armağan olsun! (:



Hiç yorum yok: