19 Mart 2015 Perşembe

Hayat Bir Podyum



İzmir'de, Dünya Kadınlar Günü nedeniyle Uluslararası Kadınlar Dayanışma Derneği ve Türk Kadınlar Konseyi İzmir Şubesi tarafından, Kastamonu Valiliği Mimar Vedat Tek Kültür Ve Sanat Merkezi açıldı ve şapka defilesi düzenlendi.
Ege Palas Otel'indeki geçici olarak düzenlenen müze ve defileye eski Devlet Bakanları İmren Aykut, Işılay Saygın, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun eşi Türkegül Kocaoğlu, Türk Kadınlar Konseyi İzmir Şubesi Başkanı Süheyla Diker, Kastamonu Valiliği Mimar Vedat Tek Kültür ve Sanat Merkezi Müdürü İlknur Aynan ve çok sayıda İzmirli kadın katıldı.
Defile; 1921 yılında bugünkü Olgunlaşma Enstitüsü olan Çiçek ve Sepet Mektebi'nde Habip Akıncı tarafından yapılarak Atatürk'e hediye edilen ve Türkiye'de üretilmiş ilk şapka ile başladı. Ardından Korcan Karar'ın sunumu ile Olgunlaşma Enstitüsü öğrencileri ve çalışanları Osmanlı'dan günümüze 50 şapkayı sundu. Defile bittikten sonra varsa şapkanızı giyin diyen yetkililer misafirler arasından Zuhal Yorgancıoğlu'nun başı olduğu jüri ile salondaki en güzel şapkayı seçip ödüllendirdiler. Ödülün sahibi Zeynep Çakır oldu.

Atatürk'ün beyaz renkli yazlık orijinal şapkasını İmren Aykut özel kutudan çıkartarak İzmirli kadınlara sürpriz yaptı.

"Acıları paylaştığımız gün"

İmren Aykut Dünya Kadınlar Günü kapsamında Cumhuriyet Dönemi şapkalarının konu edilmesinin Atatürk devrimlerinin açısından çok önemli olduğunu ifade etti. Aykut, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nün kutlama gibi algılanmasını da "Son 10 yılda ülkemizde 5 bin 400 kadın öldürülmüştür. Son iki ayda katledilen kadın sayısı ise 60'a ulaştı. Böyle bir durumda kutlama değil, 8 Mart tarihi acılarımızı paylaştığımız bir gündür" diye konuştu.
     
Heyecandan kalbim ağzımda atıyordu sanki! Çünkü Şafak Fişek Ajans'ın koreografisi eşliğinde gerçekleştirilen böyle anlamlı ve çok önemli bir defilede ajansın deneyimli mankenleri arasında ilk defa görev almak hele ki o birbirinden özel şapkaları "profesyonel mankenlere taş çıkartırcasına taşıyabilmek"(Defile sonrası bana söylenen cümlelerden biriydi.) benim için gurur verici bir olaydı. Birilerinin size hayranlık duyduğunu belli eden bakışlar fırlatması, patlayan flaşlar, kalabalık insan ordusunun sizi gururla ayakta alkışlaması beni duygulandırırken bir yandan da "şimdi bir takılıp düşsem amma komik olur ha!" düşüncesi sarmıştı dört bir yanımı.  Neyse ki bana inanıp güvenen ailem ve hep "sen en iyisini yaparsın merak etme" diye destek veren arkadaşlarım sayesinde biraz olsun rahatlamıştım ve Allah utandırmadı çok şükür bu işin de üstesinden gelmeyi başardım. Emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler, sayenizde unutamayacağım güzellikte bir hatıram oldu.




Sonra döndüm ve dedim ki; Hayat da bir podyum değil mi zaten?! O zaman yürü gitsin!














Hiç yorum yok: