29 Mart 2015 Pazar

Kocan Kadar Konuş




Şebnem Burcuoğlu'nun aynı adlı romanından beyazperdeye uyarlanan öykü, çervresindeki her kadın hızla evlilik hazırlığına girişip gelinlik giyme hayalleri kurarken; hayatına girmesini istediği doğru adamı bir türlü bulamayan bir kadının, Efsun'un hikayesini anlatıyor.
Efsun üzerinden, bu coğrafyada yaşayan kadınların, daha küçük yaşlarda koca bulmaya programlandıklarını ileri süren yapım 30 yaşına gelmiş olan Efsun'un hayatının kalan kısmını birlikte geçirmeyi hedeflediği gerçek aşkı, sevgiyi, dürüstlüğü arayışını anlatırken, akranı olan kadınlar gibi erkekleri yönlendiremeyen genç kadının imdadına, "kadınlığın kitabını yazmış" İzmirli ailesi yetişir. Kendisini güvenilir Türk kadınlarına emanet eden Efsun erkeklerin tüm zaaflarını öğrendikten sonra ise karşısına yıllardır unutamadığı lise aşkı Sinan çıkar!
Başrollerde Ezgi Mola ve Murat Yıldırım'ı izleyeceğimiz filmin yönetmenliğini ise Kıvanç Baruönü üstleniyor.
Kaynak: www.beyazperde.com

"Evli misin?
Ya nişanlı?
Sevgilin var mı?
O da mı yok!
Yaş kaç?
Hımmm, anlaşıldı!"

Replikler çok tanıdık gelmedi mi Türk kızı?

Cumartesi öğle 13:45 seansı, yağmurlu bir gün ve koşturarak Konak Pier'den içeri ışınlanıyorum. Aybüke(arkadaşım) sıraya girmiş beni bekliyor ve içerisi çok kalabalık, ne sanki biraz sinirlenmiş mi? Çok bekletmedim yeaaa sadece saat 13:40 hepsi bu!

+ Hadi, hadi neredesin? Sana kötü bir haberim var yalnız?
- Ne? N'olmuş? Sakın bilet yok deme!
+ Hayır ama sadece ön koltuklarda yer kalmış, hofff!
- Olsun ya hiç yoktan iyidir. Hem fena mı protokol gibi izleriz!(Bu söylediğime ben de inanmadım ama depar atarak geldiğim filmi izlemeden geri dönecek değilim.)

Neyse! Bir şekilde biletlerimizi alıp salona doğru ilerledikten sonra görevlinin talimatıyla oturduğumuz koltuklarda 1 saat 48 dakika boyunca gülmekten gözümüzden yaş gelene kadar anırdık diyebilirim. Filmdeki Efsun resmen benmişim meğer! Oturdum kendi hayatımı izledim sanki! Öyle bizden öyle samimi ve o kadar eğlenceli bir film olmuş ki emeği geçen herkesi kutluyorum.
Mesaj içeriği boldu sırf Ezgi Mola'nın oyunculuğu ve Murat Yıldırım'ın yakışıklılığı için bile izlenir. Ha bu detaylara takılmadan izleyip beğendiğim kısımları tabii! Abartıları, gerçeküstülüğü hatta klişe esprileri yok mu var hem de çok! Yarı kül kedisi masalı aslında, origami ile yapılmış at, kuş ve metaforik eşyalar, kızların kendi aralarında yaptıkları geyikler ve atılan tripler ile baştan söyleyeyim erkek filmi değil, Türk tipi hatun filmi ama stresli geçen bir günün sonunda kafa dağıtmak için şifa niyetine ya da sırf Ezgi Mola'nın tatlı gülümsemesi için izleyin siz de o zaman beyler ne diyeyim?!
Ha yok illa "sivgilimli gidicim" diyen hatunlara da şunu eklemeyi bir görev bilirim; sevgiliyle de gidilir tabii gülünür, eğlenilir ama film bitip salondan çıktığında sevgilin hâlâ elini tutuyorsa ona sımsıkı sarıl bence.
Salonda yer yer parçalı duygusallık ve sağanak halinde kahkaha mevcuttu. Ön koltuklar mı? Hiç sorma! Hafiften boynumuz tutuldu ama ayaklarımızı uzatıp koltukları geriye doğru yatırdığımızda bizden keyiflisi de yoktu.







Hiç yorum yok: