21 Mayıs 2015 Perşembe

Babamın Kızıyım Ben



Hande Ertekin Tümen'e bu kadar anlamlı bir yazıyı kaleme aldığı için teşekkürler!

Hayatta her şeyi seçme şansımız vardır. Eşimizi, işimizi, yerimizi...

Kader dediğimiz döngüyü şekillendirmek, biraz da bizim seçimlerimize bağlıdır aslında. 
Seçme şansımızın olmadığı tek şey ise!
Kimin evladı olarak dünyaya geleceğimizdir.

Hayat denen kısa ve dikenli mücadelede;
Dünyanın başımıza yıkıldığını sandığımız anlarda...
"Ben, asla bunu yapmazdım" dediğimiz hatalar yaptığımızda...
İhanete uğradığımızda, aşık olduğumuzda, yalnız kaldığımızda,
Kaybettiğimizi sandığımızda ya da kazandığımızda...
Bunların "gelip geçici" olduğunu anlayamayacak kadar çaresiz olduğumuzda...
Bizi sarmalayan bir aile varsa yanımızda, 1-0 galip başlamışızdır hayata...

Ve hayat denen maratonda;
Özellikle kız çocuklarının ergenlik döneminde, annesine düşkünlüğü artsa da...
Anneyle paylaşsa da en özel sırlarını, yaramazlıklarını...
Yandaş olarak görse de hatalarında, kaçamaklarında annesini...
Desteğini istediği, onayını beklediği,
Büyük bir kahramanı vardır hayatında... 
Onu her koşulda koruduğuna, kolladığına,
Dağ gibi arkasında durduğuna inandığı...

Her erkekte biraz aradığı...
"Burada o kesin böyle yapardı" dediği...
Varlığıyla kendini sonsuz güvende hissettiği...
Her yenilgide sığındığı kale...

Her sevinçte kucağına, kaç yaşında olursa olsun atladığı...
Ağacın gölgesi, rüzgarın sesi, yağmurun kudreti gibi heybetli duran...
Bizi omzunda taşıyan tek adam...

Benim en büyük kahramanım Babam...

Soyadımın...
Vicdanımın...
İnsanlığımın...
Duruşumun...
Mücadelemin...
Deliliğimin...
Hayata bakışımın sebebi...

Mimarısın bütün iyi kötü huylarımın...
Ve ben hepsini seviyorum, senden bana en büyük miras olduğu için...
Kendimi çok seviyorum, baktıkça kendimde seni gördüğüm için...
Dünyanın tapusunu verseler elime vazgeç diye...
Dımdızlak, kuru ekmek elimde, senin yavrun olmayı seçerdim gene...
Mal, mülk, para...
Şan, şöhret, hava..
Hepsinin yalan olduğunu dünyevi hayatta,
Öteki tarafa giderken iki metre beze sarılacağımızı öğrettin ya bana...
Senin genlerini taşımanın onurunu, tüm hücrelerimde gururla hissediyorum...
Bin kere gelsem dünyaya, gene senin kızın olmak isterdim baba...

Hatalarımda bile sımsıkı "Çakırım" diye sarıldığın için bana...
Kendi ayaklarım üzerinde durmayı öğrettiğin için baba...
Kahkahalarımın gücünü senden aldığım için...
Ne yaparsam "yakışıyor keratanın kızına" deyip beni yüreklendirdiğin için...
Yanında hep çocuk, hep şımarık kalabildiğim için...
Bin kere gelsem dünyaya, seçme şansı verseler bana,
Gene seni seçerdim "babam ol" diye baba...

Biranın köpüğünü,
Tavlanın erkeğini,
Beşiktaş'a duyduğun aşktan, futbolun keyfini,
Yüzmeyi, bisiklete binmeyi, atları sevmeyi
Kısacık ömürde her yerde keyif almayı bilmeyi
Kibar ve cadı...
Asil ve cazgır...
Şık ve serseri...
Asi ve sakin
Tatlı ve huysuz olabilmeyi...
Babamın kızıyım ben lafını...
Babam "sen" olduğun için "sevdim" ben baba...

Bin kere gelsem,
Bin kere ben olarak gelmek isterdim dünyaya...
Bin kere gelsem, bininde de babam sen ol isterdim baba...
Ben olmamı sağladığın için sonsuz teşekkürler...

Şam babası değil, gerçek baba olabilen, tüm babaların gününü kutluyorum.

Huzurlu bir hafta olsun.





Hiç yorum yok: