19 Aralık 2010 Pazar

Yeni Bir Yıla Merhaba Derken...




2010'u haftalar hatta sayılı günler sonra geride bırakıp yepyeni bir yıla merhaba diyeceğiz klişesi ile yazıma başlıyorum. Her yeni yıl yepyeni heyecanlar, hayaller ve yeni başlangıçlar demektir, çoğu zaman bir önceki yılda kalan hayaller, ertelenmiş ya da yapılamayan işler için koskoca 1 yıllık fırsattır. 2010'da hayatımda pek çok şey oldu iyi ya da kötü; üniversiteyi bitirdim, güzel bi tatil yaptım, iş arayışı vs derken 2010'nun sonlarına doğru hiç beklemediğim sürprizler yaşadım, vedalar oldu, ayrılıklar, sevinçler ve hüzünler derken şu an itibariyle yeni bir işim bile oldu( bugün iş görüşmesine gittim gayet olumlu geçti sanırım pazartesi başlıyorum. Yeni işim mi? bir reklam ajansında "müşteri temsilciliği", istediğim yada beklediğim işi bulmak için aylar süren o sancılı iş arama süreci sonrası bakalım beklentileri karşılayan doğru işi bulmuş muyum bunu yaşayarak ve yeri geldikçe burada yazarak hep birlikte göreceğiz  amma uzun parantezmiş bitmek bilmedi yahu... tamam kestik! ) Bir yıl daha bitti bitiyor, gitti gidiyor bile elinizi çabuk tutun ve şansa inanırsanız(en azından arada inanmak lazım) bi bilet alın kim bilir o başıma bir türlü konamayan talih kuşu belki bu yıl beni bulur diyerek ben aldım. "Yeni" bu kelimeyi seviyorum çünkü hangi cümlede, ne anlamda kullanırsan kullan heyecan ifade ettiği bi gerçek. Peki 2010'dan neler öğrendim kısa bi analizini yapalım tamam öyle sıkıcı bi analiz çalışması değil sadece şöyle bi neler öğrenmişim diye dönüp bakıcaz; olumlu olmayı elimden bırakmadım- ki bu bazı durumlarda çok zor olduysa da- hep içimde bir yerde olumlu olma ve olumlu davranabilme ateşim yandı bu beraberinde mutlu olmayı getirdi ve akabinde huzuru... Bunun için niyet etmeyi öğrendim mesela bişeyi çok isteyince ona yönelmek için önce niyet etmek gerekir(miş) evet "mutlu olmak bir sanattır ve bir sanatı anlamak için de niyet edin ve kendinizi hayata teslim edin" diyordu bir yazıda. Amaçlarım olması gerektiğini öğrendim ki-yollarda amaçsızca gezindiğim zamanlarda olmadı değil- ama insanın kısa vadeli ve ulaşılabilir hedefleri olmalıdır bu hem yaşama sevincinizi arttırır hem de o amaç yada amaçlar uğruna mücadele etme gücü verir hayata karşı. Evet güçlü olmak... Nerede yaşarsam yaşayım, ne yaparsam yapayım güçlü olmak zorundayım. Çok fazla şikayet etmemek gerek(miş) yoksa gereksiz baş ağrısı yaratıyor bünyede. Aşırı iyi niyet felaket doğurabilir bunu öğrendim. Kimseye olduğundan fazla iyi niyet içerisinde olmayın yoksa suistimal edilebilme olabilirliği artıyor ve en çok zarar gören yine siz oluyorsunuz ne yazık ki! Başkalarının ne dediğinden ziyade sizin ne düşündüğünüz önemlidir. Hayatınızda gereksiz yer işgal eden kim yada ne varsa hemen yok edin şimdi yoksa üzerinden zaman geçtikçe zorlaşıyor. Nabza göre şerbet politikası işliyor evrende siz de uygulamaya çalışın işe yarıyor. Mutsuz olduğunuz anlara çok fazla takılıp kalmayın(eğer çok ciddi bi sorun değilse) inanın geçiyor. Kendinizi ve dostlarınızı unutmayın. Hergün kendiniz için mutlaka güzel bişey yapın; bu bir fincan kahve de olabilir, sevdiğiniz bir filmi izlemek de. Amaç, size manevi anlamda tatmin edecek birşey olması. Mutlaka her gün sevdiğiniz birini arayıp hal hatır sorun(bunu pek yapmıyordum açıkcası ama bi kaç kez deneyince güzel bişey olduğunu farkına vardım tavsiye ederim). İç sezgilerime güvendim ve çoğunlukla beni yanıltmadılar. Hepimiz ölümlü dünyada yaşıyoruz bunun farkına vararak daha az sıkıntılı ve kaygılı yaşamayı öğrendim. Son pişmanlığın fayda etmediğini, ne ekersen bi gün onu biçecek olgunluğa eriştiğini, hayatta gerçekten de üç şeyin geri dönüşü olmadığını(kaçırılan fırsat, söylenen söz ve geçen zaman) öğrendim. Vee o "aşk" denilen üç harfli tek kelimelik kavramın bugün değil ama bi gün beni de yakalıyacağını öğrendim. Ve ve ve en çok da sabretmesini öğrendim. Ha bi de insan inandığı şeyler uğruna muhteşem hatalar yapabiliyor(muş) bunu da öğrendim. Ne çok şey öğretmiş 2010 ve hayat bana! En önemlisi de hayatın gerçekten zor olduğunu öğrendim.

 .....

Yazılacak daha çok şey vardır elbet. Ben yazımı noktalarken 2011'in yepyeni güzelliklerle dolu bir yıl olmasını ve bu yılda başta sağlık olmak üzere barış, huzur ve mutluluğun tabi onsuz olmayan paranın hepimizi bulmasını diliyorum. Unutmadan, kırmızı rengin uğuruna inananlardansanız -ki bu her yıl inanılması zorunlu bir totem misali dayatılır bizlere- yılbaşı gecesi onun uğuruna inanın =) Herkesin yüreğine göre bir yıl olması dileğiyle...

 Mutlu Yıllar!

Hiç yorum yok: