19 Aralık 2011 Pazartesi

Yine Bir Yıl, Yeni Bir Yıl



Adettendir 1 yıl devrilirken gelecek yılla ilgili güzel şeyler dilemek, yazmak filan. Halbuki "yinE" ve "yEni" kelimelerindeki harflerin yer değişimi gibi bir yıl gider bir yıl gelir. 2011 yerini 2012'ye devretmek üzere...
Koskoca bir seneyi geride bırakmaya hazırlandığımız şu günlerde ben oturmuş tüm yılın muhasebesini yapmayacağım ya da gelecek mukadderatla eş değerken öyle fosforlu, lolipoplu cümlelerde kuramayacağım. Zaten canım bunu yapmak istemiyor. Bir film repliği gibi her yıl aynı sözleri sarf edip duruyoruz.
Ben, yılbaşıyla ilgili şimdiye kadar duyduğum en güzel öğütten bahsetmek istiyorum. "Yeni yılda beklentilerinizi küçültün, daha mutlu olursunuz!" Buyrun burdan yazın!
Yeni yılda yine hayatınızı değiştirme kararı aldınız öyle değil mi? Şu işi değiştireceksiniz, sigarayı bırakacaksınız, alkolü azaltacaksınız, arabanızı/evinizi değiştireceksiniz, spora kesinlikle başlayacaksınız... Ha ha ha! Acı ama gerçek olan şu ki bunlar yine yalan olacak!
Neyse, benim üzerinde durmak istediğim şu: "Yeni yılda beklentilerinizi küçültün, daha mutlu olursunuz!" Evvet, İşte Budur! Peki ama nasıl? Nereden başlamalıyız?
Yeni yılda daha çok gülün! Gün içinde şakalaşın birbirinizle, sinemadaki en komik filme bilet alın, çok sevdiğiniz bir stand-up gösterisine gidin, komik bulduğunuz ve izlerken sizi çok sık gülümseten keyif verici dizileri izlemeyi tercih edin. Kahkaha atın!
Yapılan araştırmalarda; somurtan insanların daima tebessüm eden insanlara nispeten yüzlerinin daha erken ve fazla kırıştığını, somurttuğumuzda 18, gülümsediğimizde ise sadece 3 kasımızı kullandığımızı, gülümsemek için 14 kalori, kaşları çatmak için 72 kalori gerektiğini,
Hareket ve yüz ifadelerimizin kullandığımız sözcüklerden 8 kat daha güçlü olduğunu,
Japonya'da gülümseme okulu olduğunu,
Güler yüzlü çalışanların iş hayatlarındaki veriminin daha yüksek olduğunu,
Yine, güler yüzlü insanların daha çok akılda kalıp hatırlandıklarını,
Kadınların erkeklerden yüzde yüz yirmi altı oranında daha fazla güldüğünü :)
Veee tebessümün bulaşıcı olduğunu
Biliyor muydunuz acaba?

Valla ben öyle asık suratlı, somurtkan tipleri hiç mi hiç sevmiyorum, zorunlu olmadıkça da konuşmuyorum onlarla. Ne halleri varsa görsünler çünkü bu tarz insanların enerjimi düşürdüğüne inanıyorum. Beni sinir etmek istemiyorsanız DOĞAL olarak Gülümseyin! :) (Yapmacık, yüzde emanet gibi duran o çirkin gülümsemeleri şıp diye anlıyorum ona göre)

Nerde kalmıştık? Heh! Bitter çikolatanın kalbe çok yararlı olduğunu duydum. Yiyin gari :) Ama öyle miktarını çok abartmadan tabii.

Sürekli endişe ve üzüntü hayatımızdan on altı yıl alıyormuş. Daha umursamaz olun!
Sakin olun sakin! Kavga dövüş, ne bileyim durduk yerde birilerine çemkirerek yaşamayın. Sürekli kızgın ya da öfkeli olmaktan uzak tutun kendinizi.

Her sabah kahvaltı yapma alışkanlığı edinin. Kahvaltı gün içindeki en önemli öğün. Uyandıktan en geç bir buçuk saat içinde kahvaltı yapmaya çalışın.

Sevdiğiniz şeyleri yapmaya gayret edin. Kendinize ve sevdiklerinize küçük, tatlı sürprizler yapın.
"Müzik ruhun gıdasıdır." Hakkatten öyle... Sevdiğiniz ve size iyi geldiğini düşündüğünüz müzikleri dinleyin. E  Sezen Aksu bile demiyor mu şarkısında; "O zaman hemen git radyoyu aç bi şarkı tut"...

Aşık olun! Aşık olmak hele ki karşılıklı sevmek, sevilmek güzel şey. (Benim gibi yalnızlar için çok can sıkıcı bir öğüt olarak algılandı bu şimdi eyvah! Olamıyorsanız da hiç üzülmeyin piyasadaki anti depresanlardan alıp alıp dışarı çıktığınızda ilk gördüğünüz kişiye aşık oluyormuşsunuz diye duydum. Şaka şaka bunu sakın evde denemeyin :)

Deniz tutkunuz varsa mutlaka dalış yapın! Ben ısrarla tavsiye ediyorum. Denizin dibini keşfe çıkmak inanılmaz bir duygu.

Gönüllü proje ya da çalışmalarda bulunun.( Ben sosyal sorumluluk projelerine katılmayı çok seviyorum mesela)

Adrenalin önemli. Artık paraşüt mü olur, bungee jumping mi, rafting mi, kaya tırmanışı mı yoksa hız treni mi olur ona kendiniz karar verin.

Doğayla baş başa kalın. Çadırınızı, tulumunuzu kapıp doğanın kucağına bırakın kendinizi.

Paylaşın! Elinizdeki çoksa az olanla paylaşmayı öğrenin. (Hayat paylaşınca güzel la la la laaaaaaaaaaaa) :)

Güneşin doğuşunu, batışını ya da tutulmaları izleyin. Kendinizi bu muazzam doğa olaylarını seyrederken bulmak iyi gelecektir.
Hımmm... Yağmurda güzel ama ben gök gürültüsünden çok korkuyorum o sebeple gök gürültüsüz sağanak yağış altında şemsiyesiz kalmamızı dilerim :)

Hayal kurun! Ancaaaaaaaaak ayaklar yere bassın! ( Biliyorum hayalde sınır yok ama uçsuz bucaksız rüyalara dalmak da sizi yorabilir)

Hayatınızda bir kez- belki de bu yıl- Gökyüzünde süzülme deneyimi yaşayın! Kuş olup uçun demiyorum elbet ama uçakla seyehat edin, balona binin...

Saçınızı, dolabınızı hatta yaşam tarzınızı değiştirin!

Daha önceden hiç görmediğiniz bir yere gitmek için bu yıl tam zamanı... Daha fazla ertelemeyin bu isteğinizi ve bunun gibi ertelediğiniz her ne varsa... Hayat beklemez!

Sizi üzen, kıran ya da acıtan olayları/kişileri yok edin! ( Kolay olmasa da bunu yapabildiğinizde üzerinizden ne kadar büyük bir yükün kalktığını hissedeceksiniz)
Sil baştan yaşayın hayatınızı ne çıkar!

Ve
Hayatı, yaşadığınız her anın değerini bilerek yaşayın. Şükredin!



Bir yıl daha eksilirken ömrümüzden 2012'ye sayılı günler kala bu yılda yapamadıklarınıza değil, yapabileceklerinize odaklanın.
 


"Yeni yılda beklentilerinizi küçültün, daha mutlu olursunuz."

İyi Seneler Herkese

* Bu yıl değişiklik olsun istedik yılbaşında dostlarla bir arada olma kararı aldık dışardayız, geçerken uğrayın ha bekliyoruz :)


2 yorum:

REÇELİM dedi ki...

sana mutlu huzurlu umut dolu yuıllar dilerim canım yıl nasıl bitmiş ıolursa olsun gelecek yıl bütün yıllardan en güzeli olsun:))

öpüyorumm sevgiler...

Senden Benden Bizden dedi ki...

Reçelim teşekkür ederim, hepimiz için güzel bir yıl olması dileğiyle...

Sevgiler =)